Bebeğimle son zamanlarda çok fazla ilgilenemedim.
Mevlid telaşı, genel temizlik hastalık derken birtanem çok ilgisiz kaldı.
Aslında evde birşeyler yapalım istiyordum. Pek oralı değildi.
Kaç gündür söz veriyordum, istediğin bir yere götüreceğim diye.
Bugün küçük hanımı aldım düştük yollara, nereye gitmek istersin diye sordum.
Bildiği sevdiği birkaç yer var. Armoni Park, IKEA, Cevahir AVM, Eminönü...
Birde kumlu parkımız var Türkiye Hastanesinin karşısında...
Orayı da neden sevdiği bir başka postta ...
Park havası yoktu, güneşi olan buz gibi bir hava vardı dışarı çıktığımızda.
Onun çoook istemesiyle düştük Atlantis yollarına ( Cevahir AVM )
Netice de gün onun günü olmalıydı.
Bana kalsa her şartta Eminönü ya da IKEA tercih ederim :))
İlk olarak Tantitoniye girdik birlikte, küçük hanımda annesi gibi seviyor, mutfak aksesuarlarını.
Cupcake desenli minik bir tabak seçti :)
Çok yemek seçtiği için değişik tabaklar ve sunumlarla sevdirmeye çalıştım hep.
Küçük hanımda yemekler yerine tabakları sevdi hep :)
Atlantise girene kadar anlattı durdu. Kendisi havuçlu kek yiyecekmiş tabağında. ( kocaman bir yalan )
Babası da yıldız kurabiye.
Her daim aklındadır babası.
Hatta otobüs beklerken bir ara başladı şarkı söylemeye :)
Duyan gülüyor :))
"Canııııım babammm sen benim bitanemmmmsin.
Seni ben hep özleriiiiiiim."
Sonra muradına erdi. Girdi Atlantise deli gibi eğlendi.
Bowling oynarken topu yerden atmak yerine, tuttu karşıdaki ekrana hızla fırlattı.
O, ben ve görevli ciddi korktuk :)
Sonra yarış arabasına bindiğinde, 1 defa bariyerlere çarptı.
Tam devam edecekti, maalesef yine aynısı oldu.
Tam karşısında kenarda bekleyenlerin arasında yaşıtı bir çocuk daha vardı.
Onunla göz göze gelince gurur yaptı, yüzü düştü.
Ağlamaktan beter oldu. İneceğinden emindim ve beklediğim gibi de oldu.
Pistte indi arabadan ve dokunsan ağlayacak biçimde geldi yanıma...
Yanımda açtı çeşmeleri.
Elimden geldiğince, dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım.
Bende küçükken hiç oynayamıyordum, sen benden çooook daha iyisini yapıyorsun dedim.
Bende küçükken diye başlayan cümlelerim çok hoşuna gidiyor farkındayım.
Hırsları zirvelerde olsun istemiyorum, bu şekilde hayatı kendisine zehir etmesini de...
Tabii başarmak için uğraşsın ama, kendini de çok yaralamasın fazlaca gururuyla....